- Sizden Gelenler

Organik Osmanlı Yayı’nın Yalova’daki Canlanışı

Osmanlı yayı çok eski tarihlerden beri gelen kompozit yay yapısının zirve bulmuş halidir. Öncelikle konuya girmeden evvel yay nedir ne olmalıdır bunu ele alarak başlamakta fayda görüyorum:   Yay, birbirine uyum sağlayan bir kaç organik maddenin uygun şartlarda birbirine monte edilerek ve bu maddelerin birbirine uyum sağlayarak senkron bir şekilde hareket ederek refleks, stres yaratarak ok dediğimiz delici çubuğu çok ilerilere itmeyi sağlayan dahiyane yapıya yay denir.

 Nedir bu organik maddeler;

  • Boynuz: Boynuz, yaydaki itme refleksini oluşturan ana maddedir. Boynuz keratin denilen maddeden oluşan, ısıtılarak sertleştirilebilen yada esnekleştirilebilen doğanın bizim hizmetimize sunmuş olduğu en ideal maddedir.  Yay her boynuzdan olmayacağı gibi her boynuzda yay olmayacaktır. Yani yay yapabilmek için en uygun boynuz uzun ve kalın manda boynuzudur. Boynuz seçimi çok iyi yapılmadır ve boynuz işlenirken de çok dikkat edilmelidir. Boynuz işlenirken oluşacak en ufak bir hata yayın bozulmasına sebep olacaktır.

Resim 1 : Uygun ölçülerde işlenmiş manda boynuzu
  • Ahşap İskelet (çatkı): Çatkı için seçilecek ağaç genç akça ağacı olması gereklidir. Akça ağacının dağlarda kuzeye bakan nemli yamaçlarda yabani ortamda yetişmiş olanları evladır. Kesilecek olan ağacın budakları az olmalıdır ki düzgün malzeme elde edilebilmelidir. Yay yapımı için hazır edilen bu ağaçlardan bir yay için 2 adet sal, 1 adet kabza ve 2 adet kasan parçası imal edilerek çatkı 5 parçadan oluşturulmaktadır. Çatkı bir yayda dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan bir diğeridir. Bu aşamada oluşacak olan en ufak bir hata yayın dağılmasına sebep olacaktır.

Resim 2 : Uygun ölçülerde kesilmiş akça ağaçlar ve çatkı örneği.
  • Tendon: Tendon ya da halk dilinde sinir olarak bildiğimiz büyük baş hayvanların arka ve ön ayaklarının diz altı ve toynak arasında bulunan Y şeklindeki uzunca olan kas yada sinir kütlesidir. Tendon yay yapımındaki gerilme, refleks kuvvetini oluşturan kas katmanıdır. Yay yapımında sinir döşemesi ayrı bir ustalık ve titizlik isteyen bir aşamadır.
  • Tutkal: Tutkal yay yapımının en mühim ana maddesidir.Yay yapımında mersin balığı damağı ve hava kesesi ile yapılan balık tutkalı, tendondan yapılan çega dediğimiz sinir tutkalı  ve yine hayvansal ürünlerden yapılan  boncuk tutkalı olmak üzere 3 ayrı tutkaldan faydalanılmaktadır.

Resim 3 : Mersin balığı hava kesesi, boncuk tutkalı, çega tutkalı.
  • Deri: En son ise yay bittiğinde yayın üzerine kaplanmak üzere doğal hayvan derisi kullanılmaktadır.

Yukarıda saydığımız bu özel maddeler özel işçilikler sergilenerek yüksek titizlikle işlenerek ve en az bir yıl gibi süren yapım ve bekleme aşaması geçirilerek elde edilir. Bu süre içerisinde kemangerin (yay yapımcı) hava şartlarını, ısı değerlerini, mevsimleri iyi takip etmesi gereklidir. Bu sırada yapılacak en ufak hata ileriki zamanlarda yayda hata olmasına sebebiyet verecektir. Yaklaşık bir sene geçiren bir yay tabi ki atışa hazır edilmesi için tepelik dediğimiz yayı açmakta kullanılan aparat sayesinde kurulum aşamasına bir adım daha yaklaştırılmış olur. Bu aşama ortalama 2 saat gibi bir sürede bitirilip yay artık asa gezine hazır hale gelir.

Asa Gezi;  Asa gezi açılıp kirişlenen yayın gerilme derecesini ayarlayan ve balans ayarının yapıldığı aşamadır. Yay artık burada alıştırılıp balans ayarları yapılıp  atışa uygun hale getirilir.  Evet asa gezinden çıkan yay artık atışa hazırdır. Uygun ok tespiti yapılan yaya uygun kiriş ve uygun ok gezlenip alıştırma atışları yapılır ve yay dinlenmeye alınıp bakılır ki balansta bozulma ve deforme varsa tekrar asa gezine dönüp ince ayarlar gerçekleştirilir.

Resim 4: Organik yay.

Benim kemangerliğe merak salmam 2009 senesinde oldu ve o günden bu güne Yalova’daki özel atölyemde yoğun bir şekilde ar-ge çalışmalarım sayesinde ve orijinal yayları inceleyerek, metabolizmasını irdeleyerek bu işin üstesinden gelmeyi başardım.  Bu işin daha da geliştirilebilmesi için çok çalıştım.  Bizi karşılayan en büyük engel ülkemizde bu işi yapan en son usta olan Necmettin Okyay’ın vefatından sonra bu iş tarihin tozlu raflarında unutulmaya bırakılmış olmasıydı. Fakat yine de ümidimi yitirmeyip eldeki kaynakları araştırarak mevcut bütün belgeleri doğru yanlış demeden okuyup inceleyerek ve sonrasında ise deneme-yanılma yöntemleriyle uzun yıllar harcayarak emeklerimin meyvesini aldım.

6 seneden sonra yay yapabilmenin vermiş olduğu sevinçle daha da ilerlemeyi hedefledim ve başardım. Daha sonra bu işi yapabilen ender kişilerden olduğum için bunu Türkiye Cumhuriyeti Kültür Turizm Bakanlığı ile paylaşarak ve devletin yay yapan ustası sıfatını alarak ülkemize ve geleneksel tarihimize sahip çıkarak bir basamak daha yukarı taşımış olmanın gururuyla daha da ilerleterek bu sanatı yapmaya devam etmekteyim. Yalova’da ufak bir atölyeyle başlayıp daha sonra yetersiz kalan atölyemi bir kimya laboratuvarı gibi, bir sanat atölyesi gibi dizayn ederek daha güzel işler icra etmeye başladım.

Resim 8 : Kerem KORKMAZ’a ait kart.

Bu sanatı artık Yalova Üniversitesinde kurmuş olduğumuz okçuluk topluluğu ile de yeni nesil gençlere ve gelecek nesillere aktarabilmek için bir çalışma başlatmış olduk. çalışmayla da bu işi artık akademik boyuta taşıyarak ülke genelinde bir ilk olacak olan yay ve ok  yapım  dersleriyle de bir basamak daha yukarı taşımaktayım. Bu sayede ülkemizde bir çok yerde sosyal medya sayesinde yetiştirdiğim bir sürü çırak ve ustalar kervanına yenilerini de ekleyebilmenin verdiği mutlulukla yolumuza devam ederek kültürümüze güzel katkılarda bulunmayı umut ediyor ve başaracağıma inanıyorum.

Sevgi ve saygılarımla

Kemanger Kerem…

Resim 9 : Organik Osmanlı ve hun yayı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir