menzil okçuluğu
- Makaleler

Geleneksel Okçuluk İçerisinde Menzil Okçuluğu’nun Yeri Bambaşkadır

Geleneksel okçuluk, İnsanlık tarihi boyunca savaş ve atlı silahı olarak okun kullanılması nedeniyle okçuluğun kökeni de çok eski çağlara kadar inmektedir. Türklerde okçuluğun MÖ 5000 yıllarında başladığı ve okçuluk ile ilgili ilk kuralların Oğuzlar ile gerçekleştiği görülür.

Türkler için sınırları korumanın ve hayatta kalmanın yolu, küçük yaşta başlayan sağlam bir askeri eğitim ve terbiyeden geçerdi. Çocukların daha küçük yaştan itibaren koyuna binerek ok ve yay ile hayvan avlamaları da bunun en belirgin göstergelerinden birisidir. Buna ilaveten Türklerin her daim savaşa hazır olması “ordu-millet”, “ordu-devlet” anlayışını oluşturmuştur. Dolayısıyla bu derece gelişmiş savaş aletlerini mümkün kılan yapı, savaşçı ve halk kavramlarının aynı şeyi ifade ettiği bir toplumda hâsıl olmuştur. Zira barış zamanında dahi tören ve eğlencelerde ok atma ve binicilik faaliyetleri yapılarak, bu eğlence bir savaş provasına dönüştürülmüştür.

Savaşçı bir millet özelliği öne çıktığı dünyaca kabul gören Türkler okçulukta da hali ile Dünyanın en iyi oklarını yaparak en mahir okçularını yetiştirmişlerdir. Bu yönü ile Türkler savaş meydanlarında sayısız zaferler kazanmışlardır.

Ancak geleneksel okçuluk içerisinde menzil okçuluğu bambaşka bir yere sahiptir. Öyle güzel öyle zevkli bir şeydir ki menzil okçuluğu, Sultanları, pehlivanları, zengin fakir herkesi cezbetmiş, rekorlar kırarak muazzam mesafelere oklar uçurulmuş, kemankeşlerin ok uçurdukları menzillere başlı başına şaheser olan menzil taşları dikilmiştir.

Kaynak: ottomantirzen.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir