Geleneksel ok yapımı ve püf noktaları
- Sizden Gelenler

Geleneksel Ok Yapımı ve Püf Noktaları

Ok yapımına başlamadan önce malzemeri ve araç gereçleri temin etmeli ve ardından kontrollerini, rütuşlarını, düzeltmelerini yapmalıyız.Ok yapmak için gerekenler başta ok gövdesi ve yelekler(tüyler)  ardından temren(ok ucu) ve gezdir. Araç gereç olarak ise ok tüyleme makinesi, uç açma aparatı, tutkal ve falçatadır.

Görsel 1 ve 2 ok yapım malzemeleri ile araç gereçler.
Görsel 1 ve 2 ok yapım malzemeleri ile araç gereçler.

Ok için en en önemli bileşen tahmin edebileceğiniz gibi okun gövdesidir yani şaft. Şaftlarımızı temin ederken öncelikle yayımıza uygun sertlik değerinde (spine) ve birbilerine yakın değerlerde olmalarına dikkat etmeliyiz, zaten piyasada ok gövdeleri 5 librelik aralıklarla tasnif edilmiş şekilde satılır. Şaftlarımızı temin ettikten sonra kontrol ve düzeltmelerini yapmalıyız. Şaftta ilk bakacağımız husus lif yapısı olmalıdır. Lif dediğimiz çizgiler aslında ağacın yaş halkalarıdır ve bu halkalar da aslında lamine gibi olan katmanlardır. Beyaz katmanlar daha yumuşak sarı katmanlar daha serttir. Bu katmanlara yandan baktığımızda ise çizgi şeklinde üstten bakınca hareli bir desende kesitten baktığımızda ise katman katman olduğu gibi gözükür.

Görsel 3 ve 4 şaftların su yolu görüntüleri
Görsel 3 ve 4 şaftların su yolu görüntüleri

Ok  gövdesinde olmasını istediğimiz lif yapısı ise baştan başa kesilmeden devam eden lif yapısıdır. Her zaman lifler bu kadar mükemmel olmasa da aşırı çapraz ve kesik-kesik lif yapısının atış esnasında kırılmaya dahi yol açabilecek bir risk unsuru olduğunu unutmamak ve buna göre ayıklama yapmak gereklidir. Üreticiler her ne kadar defalarca kontrol etmiş olsa da gözden kaçan hatalar olabilir ve son noktada son kontrol sorumluluğu oku yapan kişidedir.

Oku yapan kişinin şaftı keserken de liflerin en düzgün olduğu kısmı değil çaprazlı dalgalı veya bozuk olduğu kısmı kesmesini tavsiye ediyorum. Bununla birlikte ok uzun olsun diyerek hiç kesmeden kol boyuna göre kısaltmadan ok yapılmasını önermiyoruz. Oku kim kullanacaksa kol boyuna göre birkaç santim ihtiyat payı bıraklarak gez ve temrenin de ilave edeceği 2-3 cm boy hesaba katılıp ok gövdesi en başta kesilmelidir. Burada bir parantez açmalıyız ki bu işe yeni başlayanlar için daha anlaşılır olsun, kol boyu dediğimiz kişinin kendi kolu değil esasen. Aslında boy uzunuluğu, kol uzunluğu tabiki bu ölçüye bir etken ancak burada kastedilen okun kişiye göre daha önce ölçülmüş uzunluğudur. Bunu belirleyen birkaç etken var: Kişinin çekiş yaptığı yer, çene veya kulak olabilir bu okun uzunluğunu etkiler, kollarının konumu tam açabilir veya açmayabilir vb. Bu tip sebeplerden ötürü değişen bu uzunuluğu en iyi ölçme yöntemi yayı alıp uzun bir ok kullarak standart çekişi yaptığımızda okun kabzadaki kısmını işaretlemektir. Yeni başlayanlar için güvenlik payı amaçlı birkaç cm uzunda tercih edilebilir bu ölçülen uzunluktan.

Görsel 5 ve 6 ok boyu seçim yöntemi
Görsel 5 ve 6 ok boyu seçim yöntemi

Lif kontrolünden sonra ise okun düzlüğünü kontrol etmeliyiz ve hata varsa düzeltmeliyiz. Bunun için çubuğumuzun bir ucundan diğer ucuna nişan alır gibi bakıp gözümüzle yakın ve uzak noktalarına odaklanarak ve çubuğu çevirerek yamukluğun tersi istikamete zorlamadan, çatlatmadan bükerek ve hafif bir kuvvet uygulayarak düzetlmeliyiz. Bükmeyi yamukluğun olduğu bölgeye uygulamalıyız aksi taktirde düz olan başka bir bölgeyi yamultabiliriz. Bunun için çubuğu bükme yapılacak, düzeltilecek yerlere yakın yerlerden tutarak kuvveti doğru bölgeye uygulamaya çalışmalıyız. Düzeltme esnasında bir miktar ısı uygulamak işi kolaylaştırabilir. Son olarak gövdenin hangi ucunun daha ağır olduğunu tespit edip dengeyi bozmamak için temreni o kısma takmak gereklidir. Şaftın ok olmaya uygunluğunu onaylamadan önce son kez çatlak, yarık var mı diye kontrol yapmak daha sağlıklı olacaktır.

Daha özdeş bir ok seti yapmak istiyorsak da elimizdeki gövdelerin ağırlıklarını hassas terazi ile ölçüp birbirine en yakın ağırlıktaki gövdeleri kullanmayı tercih edebiliriz.Oku yapmak için en önemli bileşen olan gövdemiz hazır olduğuna göre birleştirmeye başlayabiliriz.

Birleştirmeye başlarken ilk olarak temren ve gez ucunun açacak ile açılması gereklidir. Bu işlem esnasında gövde çapımızın açacağın iç çapından oynama yapabilecek kadar daha ince olduğu durumda gez veya temren oturacak kısmı yamuk açabileceğini bilmek gerekir. Eğer kafası değişebilen bir açacağa sahipseniz açmaya ilk olarak daha dar olan kafalarla başlayınız eğer sığmayan şaft olursa bir kalın kafayı takın ve devam edin.

Bir sonraki adımımız ise gezi takmak olacaktır. Fakat gezi takmadan önce isteğe bağlı olarak ince kumlu bir zımpara ile şaftımız ileri geri zımparalanarak parlatılıp akrilik veya çoklu yüzey boyaları ile boyanıp yat verniği ile verniklenebilir. Bu okumuza hem görsel olarak hem de neme ,çizilmeye kırılmaya karşı artı dayanım kazandıracaktır, bunun daha pratiği ise ok gövdesine kumaş yardımı ile balmumu veya vazelini az miktarda sürmek olacaktır. Fakat bu işlemlerin tüy yani yelek yapışmasını zorlaştıracağını bilerek yapmalasınız.

Tüy yapışacak bölgeleri tekrardan zımparlayıp pürüzlendirmeniz gerekebilir ya da çok akışkan olan hızlı yapıştırıcılar ile tüy yapıştıktan sonra altına damlatarak takviye yapabilirsiniz ama bu işlemde tüye sıçratmamaya dikkat etmelisiniz. Bunlarla uğraşmak istemiyorsanız vernik yada balmumu gibi işlemleri tüyün yapışacağı kısma en başta uygulamamayı seçeblirsiniz fakat bu da okunuzun görselini olumsuz etkileyebilir.

Gez takma işlemine başlarken de bir püf noktaya dikkat etmeliyiz. Ok yaya gezlendiğinde yani ok kirişe takıldığında şaftın katmanları kesitten bakıldığında yere paralel olmalıdır bir başka deyişle çizgiler yanda kalmalıdır.

Görsel 7 gez ve tüylerin ağacın su yoluna göre takılması
Görsel 7 gez ve tüylerin ağacın su yoluna göre takılması
Görsel 7 gez ve tüylerin ağacın su yoluna göre takılması
Görsel 7 gez ve tüylerin ağacın su yoluna göre takılması

Gezi takma  için ise çift bileşenli sinoakrilit yapıştırıcının tutkalı ya da ok için özel üretilen tutkallar kullanılabilir. Gezimizi taktıktan sonra sıra tüylerimizi takmaya geldi. Ok tüyleri piyasada genel olarak doğal hindi tüyünden imal edilmektedir. 2.5 – 3 – 4 inç boylarda ve ortalama 1.5 cm yükseklikte ve değişik birkaç profilde bulunmaktadır. Tüyler yani yelekler okun uçuşunu düzenler ve toplam yüzey alanı ne kadar büyük olursa maruz kaldığı sürtünme ile birlikte oku düzeltme potansiyeli de o kadar artar yüzey alanı düştükçe de aynı şekilde sürtünme ve düzeltme düşer.

Dip not olarak yeleğin geometrik merkezi okun ağırlık merkezinden ne kadar uzak olur geze ne kadar yakın olursa oku düzeltme potansiyeli artar ve bununla birlikte aynı yüzey alanına sahip biri daha uzun ama alçak olan diğeri de daha kısa ama yüksek olan tüyün düzeltme potansiyelleri farklıdır, yüksek olan tüy hepimizin fizikten bildiği kuvvet kolu mantığına göre daha daha kolay düzeltme yapar. Minyatür ve müze örneklerinde gördüğümüz çok uzun ama alçak tüy kullanımının nedeni de muhtemelen hindi tüyü gibi sert bir tüyün değil de daha yumuşak olan kaz tüylerinin kullanıyor olması ve tüylerin dipten uca doğru gittikçe daha da incelmesidir. Tabi bu kısım belli şartlardaki varsayımlardan biridir.

Tüy seçiminin özeti olarak küçük tüyler uzun mesafe ve daha tecrübeli kullanıcılar için büyük tüyler ise daha yakın mesafelerde daha amatör kullanıcılar için tercih edilmelidir.  Tüyleri yapıştırmak için ise yine gezi yapıştırdığımız tutkallar kullanılabilir ilave olarak çok az olmak şartıyla sinoaktirilit yapıştırıcının hızlandırıcısından sıkılabilir bu yapışmanın anında olmasını sağlar fakat  tutunma gücünü bir miktar azaltır.

Oklarımızı tam 120 derecelik eşit açılarda tüyleyebilmek için bu iş için üretilmiş tüyleme makineleri kullanılmalıdır. Tüyleme işlemini yazarak değil de görseller vasıtası ile açıklamak daha uygun olacaktır ancak önemli bir nokta olarak şunu aktarmalıyım, okumuza ilk yapıştırılacak olan horoz tüyü de denilen yeleğin ok gezlendiğinde yere doksan derece dik duracak  ve yukarıda kalacak şekilde yapıştırmış  olmalıyız. Doğru yerleştirilmiş bir horoz tüyü gövdenin çizgili değil hareli kısımına yapışmış olacaktır.

Tüyleme esnasında aynı zamanda tüylerimizin geze yakınlığını tercihimize göre ayarlayabliriz. Geze çok yakın olursa parmağınıza temas edip atışta dikkatinizi dağıtabilir,sizi rahatsız edebilir çok uzak kalırsa da okun ağırlık merkezine yaklaşıp kuvvet kolu kısalacağından oku düzeltme potansiyeli de azalacaktır. Dip not olarak da tüyü tuttuğumuz kıskaca tutkal taşar ve orada kalırsa tüyün şafta oturmasını bozabileceğini ve bu nedenle falçata ile kıskacın altının düzenli temizlenmesi gerektiğini söyleyeyim.

Çok önemli bir husus da tüylerin tamamının aynı boy ve profilde ve aynı kanattan (sağ veya sol)  alınmış olmasıdır. Tüylerin altındaki çıkıntı aynı yöne bakıyorsa aynı kanattan alınmış demektir. Tüyler yapıştırıldıktan sonra tüylerin uç kısmına elektirik bandı sarılabilir, tüylerin uç kısmı küt ise falçata yardımı ile yassılaştırılıp atış esnasında ele zarar vermesi engellenebilir. Artık tüyleri de takıldığına göre elimizde temrensiz bir ok var demektir ve son olarak temrenimizi takıp okumuzu tamamlamış olacağız.

Temrenler piyasada genelde 3-6 gram aralığnda farklı modellerde bulunmaktadır ve genellikle kovan tipi ve vidalı olanlar tercih edilmektedir. Bu vidalı tip temrenlerin sadece vidası bile tutunma sağlasa da temreni takmadan önce şaftın ucuna biraz deniz tutkalı sürüp temreni ardından takmanızı tavsiye ediyorum. Temren takıldıktan sonra vidası son bir kes sıkıca çevirlir ise veya yere bir iki tık vurulursa gövde ile daha sıkı bir şekilde tutunacaktır. Genel olarak hafif temrenler daha yüksek bir çıkış hızı için yani uzun mesafe atışları için daha ağır temrenler ise daha dengeli uçuş ve yakın mesafe atışları için tercih edilir.

Atışa yeni başlayanlar için büyük tüy –ağır temren kombinasyonu tavsiye ederim. Hafif bir ok büyük tüyle kullanılır ise uzun mesafede okun çabucak yavaşlamasına ve erken düşmesine neden olabilir. Bununla birlikte gövdenin yapıldığı ağaç cinsi de ağırlığını ciddi şekilde etkileyebilmektedir ve okun kısaldıkça hafifleştiğini, dinamik sertlik değerinin yükseldiğini ve temren ağırlaştıkça da dinamik sertliğinin düştüğünü bilmekte fayda var.

Ok yapmak esasında bir kombin ve kontrol işidir. Ne amaçla kullanılacaksa ona göre bir kombin yapılır. Ok yapıldıktan sonra ise atışlardan sonra çatlamaya karşı kontrol edilmeli yamulma oluşursa düzeltilmelidir. Ahşap oklar hedefe aşırı yakın mesafeden atıldığında, yanlış yöntemle hedeften çekildiğinde, kırılma veya yamulma olabilir. Talim bittikten sonra ise mümkünse dik ve sıkışık olmayan, aşırı sıcaktan korunacak şekilde saklanmalıdır. Şimdiye kadar deneyimlediğimiz ok yapma usulünü genel bir şekilde sizlere aktarmaya çalıştık. Burada elbetteki daha yazılacak ayrıntılar vardır. Ancak biz okçuluğu merak eden ve ok yapma hevesi olan herkese temel olarak yapacağı bir yazı çıkartmak istedik.  Umarım verimli olmuştur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir